Normal kişilerde 40 yaşından sonra ortaya çıkar. Göz merceğinin esnekliği, yaşla birlikte değişir. Çocuklukta çok esnek olan mercek yıllar geçtikçe bu özelliğini yitirir ve 70 yaşına doğru neredeyse hiç esnekliği kalmaz. Mercek sertleştikçe, değişik uzaklıklar üzerinde odaklama güçleşir.
Yaş ilerledikçe göz giderek daha uzaktaki nesneleri odaklayabilirken, yakındaki nesneleri ağ tabakası üzerinde odaklayamaz. Bu nedenle, sağlıklı gözde net görülen en yakın nokta 20 yaşlarında yaklaşık 17 cm iken, 45 yaşından sonra ise yaklaşık 40 cm kadardır. Yaşlılığa bağlı görme kusuru başlangıçta pek fark edilmez. Yapay ışıkta küçük harfleri odaklamada güçlük çekilir. Hasta daha sonra yakında bulunan yazıları okuyamamaya başlar. Bir süre sonra gazete gözden uzaklaştırıldığında yazıların daha rahat okunabildiği fark edilir. Ama bu kez de küçük puntolu yazıları okumak güçleşir.
Görme yetisini kaybettirebilen bu rahatsızlığın halk arasındaki adı göz tansiyonudur. Göz içi basıncının normal değeri 10-20 mmHg kadardır. Göz tansiyonunun yükselmesine bağlı olarak ortaya çıkan görüş bozukluğu yada görme duyusunda azalmayı kişi fark ettiğinde görme duyusu niteliğini % 90 kaybetmiş demektir. Göz içi basıncının yükselmesi sonucunda gözden aldığı görüntüyü beyne ulaştırma görevini üstlenen görme siniri ve görme sinirindeki tahribat zamanında kontrol altına alınmazsa, görme alanı kaybı ve görme azalması ortaya çıkar. Belirtileri : En sık rastlanan açık açılı glokom en az belirti veren glokom türüdür. Görmede belirgin azalma ve ağrı hissedilmediğinden bu glokom çok geç fark edilir. Sabahları belirginleşen baş ağrısı ; geceleri ışık etrafında ışıklı halkalar görme kapalı açılı glokom tipinin belirtileridir. Bu nedenle,hastalığın erken teşhis edilmesi ancak 45 yaşın üstünde olan kişilerin bir göz uzmanı tarafından yapılan rutin göz muayenesi taraması ile mümkündür.